Bu cümleyi sarf etmek son zamanlarda bayağı moda oldu. Karşınıza çıkan, sizi bir şekilde etkileyen adamı tanıma uğraşı içindeyken, "bir anda" başlıktaki kelimeler bütünü kafanıza tokmak gibi iniyor değil mi? Adam, bizimle güzel yemekler, güzel mekanlar, harika seks ve sohbetler paylaşacak; sonra da "s.ktir" olup gidecek, peki biz ne yapacağız?
Yıllar öncesine dönelim. 20'li yaşlarımın ortalarında bir yerlerde karşıma çıkan ve bana inanılmaz ilgi gösteren Kerem'i hatırlıyorum. Yıllarca benden hoşlanan ve peşimden koşan bir adam, bahsettiğim. Nihayet ona kapılarımı açmamdan yaklaşık bir ay sonra, kendisinden bu cümleyi duymak benim için hayli sarsıcı olmuştu. Benim açımdan çok güzel bir ilişkiydi, prenses gibi hissettirip sonra kafama tokmağı indiren bu adam, bir hafta sonra başka bir kadınla birlikte olmaya başladı! Ve kalitesiz, hiçbir özelliği olmayan bu kadınla altı aylık bir ilişkisi oldu! Peki nasıl oldu bu? O zamanlar bulduğum gerekçelere bir bakın: Benim için yeterince iyi olmadığını hissetti, beni kaldıramadı, beni aslında seviyor ama bunu kabullenemiyor(!), aslında bana hala aşık ve beni unutabilmek için diğer kadınla birlikte, ER GEÇ UYANACAK VE GERİ DÖNECEK!
Şimdi, geçmişe baktığımda herşeyi çok daha basit bir şekilde görebiliyorum: Kerem benden yeterince hoşlanmamıştı sadece! Hiçbir şeyi daha karışık hale getirmeye gerek yok, herkes sizi, sizin sevdiğiniz kadar sevmek ya da istemek zorunda değil. Kendinize gelin! Silkinin! Aylarca adamın peşinden ağlayıp zırlamak, onu tekrar elde etmek için binbir plan yapmak hiç işinize yaradı mı?
Lütfen önce herşeyi bir kenara bırakıp, "sizin" ne istediğinizi düşünün. Siz de aynı fikirdeyseniz, o zaman takılmanın dayanılmaz hafifliğine buyurun. Eğer bir ilişki istiyorsanız, hazırsanız, birine bağlanmaya ihtiyaç duyuyorsanız, bu işin peşini fazla uzatmadan bırakın. Hoşlandığınız adamın gidişinin ardından üzülmemenize imkan yok. Ama gerçekle hayalin arasındaki çizgiyi çizmeniz de şart. Biraz ağlayın, yas tutun, çikolata yiyin, ama kendinize yalan söylemeyin. En önemlisi de arkadaşlarınızdan size karşı gerçekçi olmalarını rica edin. Kendinizi iyi hissettirecek şeyler yapın, biraz oyalanın; adamla karşılaşmamaya çalışın; inanın ne kadar uzaksa o kadar iyidir!
Ve lütfen, modunuzu daha fazla bozmadan yolunuza devam edin!
"He's Not That Into You" filmini izlemek de - biraz acıtacak olsa da - işinize yarayabilir!
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder